9 Mayıs 2009 Cumartesi

BODRUM : BEMBEYAZ EVLERI ILE ÜNLÜ KENTIMIZ


Bodrum, dogu ve bati limanlarinin birlesmesinden meydana gelen
yarimada üzerinde yükselen kalesi ve iki limanin kiyilarina dizilmis bembeyaz evleri, gümbetleri ve denize inen daracik sokaklari söhreti dünyaya yayilmis yatlari, tersaneleri ile ünlü bir yöredir. Homeros''un ''Ebedi mavilikler ülkesi'' dedigi ve bir diger Bodrumlu Cevat Sakir''in de ''baska yerde olup nur içinde yatilacagina burada nur içinde yasanir'' demesi bosuna degildir.

Tarih boyunca, önceki adiyla Halikarnassos, sonra da Bodrum, paylasilamayan ve ugrunda hep mücadele edilen bir yer olmustur. Bugün Bodrum, bir tatil yöresinden beklenen tüm unsurlari bünyesinde toplamis, yaz-kis yasanabilecek önemli bir turizm merkezidir. Dünyanin dört bir yanindan gelen zengin yatçilardan kisitli bütçesiyle bir pansiyonda uzun yaz tatili geçirebilen gelir gruplarina kadar tüm kesimlerin beklentisini karsilayacak donanima sahiptir.

devamı...

ADAM OLMAK ... LÜTFEN OKUYUN :)

Bu yazıyı çok sevdiğim bir dostumu düşünürken yazmak aklıma geldi. Kendisi 49 doğumlu bir iş adamıdır .Plastik mutfak eşyaları imal eden bir fabrikanın da kurucusu ve ortağı .. Onla tanışmamız bayağı uzun süre önceye dayanır .. Bir telefon ve "İngilizce Hocası ile görüşmek istiyorum .. Siz misiniz? Sizi internetten buldum da" kelimeleri ile başlar .. Bu tanışıklık o günden bu yana da zaman zaman birlikte çalıştığımız bire-bir İngilizce kurslarıyla devam eder.. Bu dönem zarfında İngilizcede en üst seviyeye çıkamamışızdır ama .. Hocanın gönlünde ve zihininde "ÇOK GÜZEL BİR ADAM" portesi oluşturmuştur bu kişi .. ADAM OLMAK ... KENDİNİ GELİŞTİREBİLMEK ..

devamı...

HAFTANIN KITAPLARINDAN -DAMLA DAMLA GUNLER - ADALET AGAOGLU

Türk edebiyatının en kendine ve edebiyata özgün kalemlerinden biri Adalet AĞAOĞLU… Anılarını anlattığı bu kitabı ilk kez okurları ile buluşturdu. Ağaoğlu 1969 – 1997 arasının anlattığı ve TRT yıllarıyla dolu bu romanında Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutuyor. Unutulanları su yüzüne çıkarıyor.

Adaet Ağaoğlu Romanı ile ilgili olarak,
Darbeye karşı özellikle büyük şehirlerdeki eylemlerin özlenen büyük dönüşümünü sağlayacağına inanmak istediğini, bu dönüşümün hemen sağlanamasa da artık uslu bir kuşak kalmayı reddeden yeni gençlerin aktifliklerine saygı duyduğunu” belirterek, öğretim üyelerinin de aynı duyguyla neredeyse ilericilikte öğrencilerin arkasında kaldıklarını belirtiyor. Ve yapabileceği tek şeyin bulabileceği cesaretin tek ışığı ile romanı yazabilmek olduğunu söylüyor.

devamı...

NEYZEN TEVFİK YAŞAMI ESERLERİ

"Ne başım var, ne kıçım var, be felek
Tıpkı .... çevirdin beni!
Kurtulamadım gitti anha minhâdan,
Şu son siyâsete çevirdin beni."

Şiir Kitabı: Hiç,
Azab-ı Mukaddes,
Beste: Nihavent Saz Semaisi; Şehnazbuselik Saz Semaisi; Taksimler, taş plak.

Neyzen Tevfik, 24 Mart 1879'da Bodrum'da doğdu, 28 Ocak 1953 'de İstanbul'da öldü. Babasının görevleri bulunduğu Urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek başladığı ney çalışmalarını kendi kendine ilerletti.

Devamı...

DENIZ GEZMIS VE ARKADASLARI ANILDI

Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının idam edilişlerinin yıldönümü olan bugün tüm yurtta anma törenleri düzenlendi. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere yurdun tüm illerinde etkilnlikleri katılım fazlaydı.

Ankara'da yapılan anma etkinliğine bazı milletvekilleri, sivil toplum örgütleri ve öğrenciler katıldı. Deniz Gezmiş'in avukatı Halit Çelenk'te bir konuşma yaptı.Mezarlara karanfiller bırakıldı.

Gezmiş ve yol arkadaşları, idam edilişlerinin 37. yılında İstanbul'da da çeşitli etkinliklerle anıldı. Bazı gençlik örgütleri, 6 Mayıs Çarşamba günü saat 17.30’da Taksim’de bulunan Atatürk Kültür Merkezi önünde bir araya gelerek, buradan Dolmabahçe’ye yürüyecek.

DEVAMI..

KADININ YERİ...

Atatürk kadınlar için az savaş vermemişti. Onları uygar, medeni bir toplumun baş tacı olarak görmüştü.Peki günümüzde durum nasıl? Hemen yanıt vereyim içler acısı…Nasıl mı?

Ne yazık ki, üzerinden siyaset yapılıyor.
Ne yazık ki, kadın siyasete alet ediliyor.
Ne yazık ki, ikinci sınıf vatandaş olarak görülüyor
Ne yazık ki, çağdışı kıyafetler giydirilip ve de kafası ile birlikte beyni de örtülüyor.
Ne yazık ki yaşam dışına atılıyor.
Ne yazık ki, hala pek çok yörede adeta başlık parası adı altında satılıyor
Ne yazık ki, eve kapatılıyor
Ne yazık ki, bu ülkenin bir bakanı bile kadını işsizlik sebebi olarak görebiliyor.
Ne yazık ki , kadın bir cinsel meta ya da bir anne ve eşten öteye gidemiyor.

DEVAMI....