4 Şubat 2010 Perşembe

ARI SUTU VE POLENIN SAGLIGA ETKILERI


Kendinizi çok yorgun, güçsüz hissediyorsanız, enerjinizin kalmadığını düşünüyorsanız, nasıl kilo alırım kaygısı yaşıyuorsanız, imdadınıza yetişecek, size hem bedensel olarak, hem psikolojik olarak yarar sağlayacak doğal ek besin diyebiliriz polen için.

Arı poleni içeriğinde bulunan 96 çeşit besini kapsar. Her insanın rahatça kullanabileceği destektir.

Arı poleninin %40'ı proteinden oluşur ve yaklaşık olarak tamamı herhangi bir bozulmaya uğramadan ya vücudumuz ya da metabolizma tarafından kullanılabilir durumdadır. Ve çok iyi bir antioksidandır. 22 çeşit amino asit, C vitamini, B-kompleks ve folik asit, doymamış yağ asitleri, enzimler ve karotinle, günümüze kadar hemen hemen hepsi keşfedilmiş olan ana anti oksidanları içerir. Arı poleni zaman zaman'en mükemmel besin olarak da anılır.

Arı poleni bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı savaşır. Alerjilere karşı daha dirençli olmanızı sağlar. Strese karşı etkisi büyüktür. Doping etkisi yaratır ve yorgunluğa birebirdir
Ayrıca tam bir vitamin kaynağıdır. İçinde B (Tiamin), B2 (Riboflavin), B3 (Vitamin PP), B5 (Asit pentotenik), B6 (Pridoksin), B7 (Mesoinositol), B8 (Vitamin H, Biyotin), B9 (Asit folik), B12 ( Siano kobalamin), Vitamin C, D, E, provitamin A, (özelleikle B vitaminleri suda eriyerek vücuttan atıldıklarından her gün alınmaları gerekmektedir.) Özellikle yetişme çağında olanlar, ameliyat geçirmiiş olanlar, yaşlılar, çok enerji gerektiren işlerde çalışanlar için birebirdir. Dikkat etmeniz gereken tek nokta ise; polen ya da arı sütü bal polen karışımı gibi arı ürünleri kullanırken aldığınız ürünün güvenilirliğinden ve kalitesinden emin olmanızdır.

DEVAMI

31 Ocak 2010 Pazar

"GONULCELEN" SALINGER YASAMA VEDA ETTI

Dünya çapında unutulmazlar arasında yer alan ve 60 milyon satışı ile dünya edebiyatında büyük bir yer edinen ve gençlerin efsanesi haline gelen "GÖNÜLÇELEN" kitabının yazarı Jerome David Salinger yaşamını yitirdi.

91 yaşında vefat eden ünlü yazar son yıllarını gözlerden uzak geçiriyordu

İnternette kitap satışı yapan Amazon adlı sitenin en çok satanlar listesinde ilk 20’de bulunan romanın, içinde bulunduğu duruma sıkışmış, bunaltı içinde, umutsuzluğu temsil eden anti-kahramanının Facebook’da bir hayran sayfası bile bulunuyor.

TIN
http://www.turkiyeinternette.com/haber/8674-di-haber-gonulcelen-salingen-yasama-veda-etti.html

27 Ocak 2010 Çarşamba

SANAT ADINA BU CEZA BIR UTANCTIR...


Ülkemizde sanat ve sanatçıya desteği bırakın, köstek olmak için her şey yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde gördüğümüz gibi….



“Öteki Tiyatro”, Oğuz Atay’ın “Korkuyu Beklerken” adlı oyunu sergilerken sağlık denetçileri tarafından oyun gereği sigara içmekte olan Fatih Al hakkında tutanak tutmak istediler. Yönetmenin araya girmesiyle ceza tiyatroya kesildi…


Trajikomik… Tam bir tiyatro oyunu çıkar bundan…. Ülkem insanı ve ülkemin sanata tutumu…


Peki diyelim ki oyunda bir araba kazası sergilenecek ve sahnede buna müsait… Araba sahneye geliyor ve adama- kadına çarpıyor. Canlandırın göünüzde… Polisler sahnede… Bu kadar da olmaz demeyin… Olur.


Büyük Usta Müjdat Gezen’in örneği de çok güzel burada… Diyor ki: "Hamlet hiç oynanamaz herhalde. Çünkü 9 cinayet var. Cinayet masası sahnede…."

DEVAMI....
....

22 Ocak 2010 Cuma

ANNE... ELLERİNİ BANA VER


Rojin henüz 5 yaşında.. ve Epidermolizis bülloza adlı bir hastalıkla mücadele ediyor. Haberi Radikal gazetesinde okuduk ve bir insan olarak çok ama çok üzüldük çaresiz bir bebeğin durumuna. Ve dedik ki bir grup kuralım.. Bu gruba katılanlar gerçekten üç beş kuruş yardımda bulunabilecek insanlar olsun. Aile ile iletişime geçip, yardımı bizzat kendilerine ulaştıralım. Diyarbakır dışında tedavi olanakları olmayan bu aile için kollarımızı sıvayalım.

http://www.turkiyeinternette.com/haber/8561-makale-anne-ellern-bana-ver.html

İşte bunun için biz TÜRKİYEİNTERNETTE olarak Facebook ‘ta “ANNE.. ELLERİNİ BANA VER” adında bir grup açtık. Bu gruba duyarlı insanları bekliyoruz. Minicik bir bebeğin hayata tutunmasında sizin de katkınız olsun.



Grup linki: http://www.facebook.com/group.php?gid=277160642296



TÜRKİYEİNTERNETTE

18 Ocak 2010 Pazartesi

IS GORUSMENIZDE NASIL GIYINMELISINIZ?


Önünüzde bir iş görüşmesi var ve siz ne giyeceğinize karar veremediniz, ya da nasııl giyinileceğini bilmiyorsunuz... İş hayatını özel hayatınızdan ayıran en önemli ayrıntılardan biri de, iş yaşamındaki giysilerin farklılığıdır.

Özel yaşamınızda spor giysiler giyebilir, o günkü ruh halinize göre takılabilirsiniz. Ancak iş yaşamının bazı giyim kriterleri vardır ve buna uymak bir yerde zorunluluktur. Nasıl eşofmanla bir görüşmeye gidilemeyecekse, çok frapan bir giysi ya da bir blıe jeanle de görüşmeye gidilemez. Çünkü özel yaşam sona ermiş ve gideceğiniz kurumun kriterleri ön plana çıkmıştır artık.

Bunun ilk örneği iş mülakatlarında kendini gösterir. İş başvurusu yaptığınız şirketten bir anda telefon gelir. Yetkili kişi mülakata beklendiğinizi söyler. İşte o andan itibaren tatlı bir koşuşturmaca, bir panik başlar. Sizi aradıklarına mı sevinseniz yoksa nasıl hazırlanmalıyım diye mi düşünseniz bilemezsiniz.

MÜLAKATTA FARKLI GIYINMELI MI?

Evet mülakata giderken giyiminize bir kat daha fazla özen göstermelisiniz. Çünkü ilk izlenim karşıdaki insanda çok büyük yer tutar. Bir nevi şansınızı etkiler.

Kurumlara, işin içeiğine bağlı olarak giyim tarzları da değişiklik gösterir elbette. Misal bir banka ile ilk iş görüşmesine giderken giyeceğiniz bir giysi ile, bir haber ajansı ya da reklam ajansına giderken giyeceğiniz giysinin farklı olabileceği gibi…Eğer görüşme yapacağınız şirket çok büyük ise, onların kendine has giyin tarzları da olacaktır. Daha disipline, daha ayrıntılı ve özenli. Ama bir reklam ajans görüşmesine giderken daha gösterişli ama eğer kadınsanız fazla cinselliği ön plana çıkarmayan bir giysi tercih edilir.

DEVAMI...
....