cundaadası turizm seyahat gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cundaadası turizm seyahat gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2009 Salı

Dünayadan... Gezi.. Lizbon


Lizbon...
Yedi tepe üzerine kurulu olan Lizbon, Arnavut kaldırımları, yokuşlu yolları ve tarihi binaları ile benzerlikler gösteren bir kenttir. Ancak Lizbon’da kat kat binalar, gökdelenler bulmak neredeyse mümkün değildir. Otantik bir yapısı vardır.

Bunu insanlarında da görebilirsiniz. Kent bulunduğu konum açısından İstanbul’a oldukça çok benzemektedir. Lizbon’da da Aynı İstanbul Boğazı gibi kenti ikiye bölen Tejo nehri vardır.

Lizbon için turistler 'Beyaz kent' tanımını kullanıyor. Tepeden limana baktığınız zaman gördüğünüz şey, bembeyaz evlerdir. Sokaklarda dolaştığınızda adeta İstanbul’u yaşadığınızı hissedersiniz..

Lizbonu diğer Avrupa başkentlerinden ayıran özelliği, kültürü ve mimari farklılığıdır. Şehri gözlemlemenin en kolay ve romantik yolu, kalesine çıkmak. Castelo de São Jorge'dan kentin tamamını görebilirsiniz.




Portekiz, yakın tarihinde de 45 yıl süren bir diktatörlük devri yaşamış. 25 Nisan 1974'deki ihtilalin ardından daha demokratik bir hayat başlamış. Avrupa Birliği'ne üyelik ise ülkenin kalkınması için önemli bir gelişme olmuş.




Baixa bölgesi, Lizbon'un Müslümanlar'dan sonra gelişen yerleşim alanı. Bu bölgenin en güzel caddesi Rua Agusta.. Aralarında pek çok ünlü markanın da bulunduğu dükkanlar, cafeler, hediyelik eşya veya el sanatları satılan tezgahlar.. Kısacası burası kentin en turistik ve eğlenceli caddesi.



Gezilecek Görülecek Yerler

BELEM KULESİ : Kız Kulesine oldukça benzeyen bir yapıdır. Denizin içinde olan bu yapı, eskiden sefere çıkan denizcileri gözlemleyebilmek için inşa edilmiştir. Kuleyi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Dikilitaşı çok çekicidir. Üzerinde zaferi simgeleyen bir kaide mevcuttur. Kenarlarında ise, bağımsızlık savaşlarının isim ve tarihleri yazılmıştır.

RESTAURADORES MEYDANI: 1640 yılında Portekiz'in bağımsızlığını sağlaması anısına açılmıştır.

MUSEU NACIONAL ARTE ANTIGA :Portekiz sanatının ilk dönemlerden 19. yüzyıl başlarına kadar olan dönemdeki gelişmeleri öğrenmek ve anlamak için ziyaret etmeniz gereken yerlerden biridir. 1884 yılında Tejo nehrinin yakınlarında kurulmuştur.

VASCO DA GAMA KULESİ 145 metre uzunluğundaki kuledir. Portekizli kaşifin adı verilmiştir. 1998 yılında Lizbon'da düzenlenen EXPO fuarı öncesinde inşaa edilmiştir.
AVENIDA LIBERDADA : Lizbon’un en ünlü caddelerden biridir. 1755’deki Lizbon depreminden açılmıştır.Bulvar, 1800 li yılların mimari tarzına sahiptir. Mitingler , gösteriler, festivaller genellikle bu caddede yapılmaktadır. I.Dünya Savaşı sırasında ölenler içinde bir anıt mevcuttur.

CRISTO REI ANITI : Almada’da yapılmıştır.nehrin sol kıyısında Almada'da bulunur. Tüm şehre hâkim bir noktada kolları açık şekilde görülen anıt heykel Rio de Janeiro'daki Corcovado anıt heykeline benzer bir şeklide, II Dünya Savaşı’ndan sonra Portekiz’in yıkımdan kurtarılması dolayısıyla şükran amacıyla yapılmış bir anıttır.

TEATRO NACIONAL DE SAO CARLOS : Lizbon'un opera salonu sonbahar ve kış dönemlerinde çok yoğun gösteriler yapılır.

PARQUE EDUARDO VII : Kent merkezinde bulunan büyük bir parktır.arque Eduardo VII, ve Avenida da Liberdade'nin devamında bulunur. Park adını, açılışı sırasında orada bulunan İngiltere Kralı VII. Edward'dan alır.

İSA HEYKELİ: Lizbon’da oldukça dikkat çekici yapılardan bir tanesi ise Brezilya’nın Portekiz’e hediye ettiği İsa Heykeli’dir. Bu heykel yüksek bir binanın tepesinde bulunuyor. Lizbon’da oldukça meşhur olan asansörlerle bu yüksek binanın en tepesine çıkıyorsunuz. İsa heykelinin kollarının arasından bütün Lizbon’u seyre dalıyorsunuz.

ASANSÖR (Elevador): Lizbon’da asansörlerin çok değişik bir yeri vardır. Bu şehirde bulunan asansörler, binaların içinde değil dışında bulunuyor. Ve bu asansörler genellikle turistik amaçlı olarak kullanılır. Şehri en güzel şekilde tepeden seyretmek isteseniz, asansörlere binebilirsiniz. Santa Justa sokağında bulunan 1911 yılında yapılmış olan asansör, Lizbon'da bulunan asansörlerin en meşhurudur.

Kalınacak Yerler...

HOTEL VIP ZURIQUE
Rua Ivone Silva, no: 18
HOTEL BOTANICO
Rua Mãe Dágua nº16-20
HOTEL VIP SANTA IRIA
Estrada Nacional 10, Nº 1260
RESIDENCLA OLIVEIRA
Rua dos Caminhos de Ferro, 70-20
HOTEL TIARA PARK ATLANTIC LISBON
Rua Castilho, 149 - 1099-043
RESIDENCIAL JARDIM DA AMADORA
Lg Major Humberto Da Cruz No 3, Amadora - 2700 - 545
HOTEL INTERNACIONAL Rua da Betesga, Nr 3 As Janelas Verdes Inn Tel: 21 86 396 81 43
SHERATON LISBOA HOTEL Tel: 21 357 57 57








GECE KULÜPLERİ .

Gara Maritima Da Alcantara, Salsa Latina, Blues Cafè, rua da Cintura do Porto, Edificio 226; Alcântara-Mar, rua da Cozinha Economica 11; Bar do Rio, Armazen A-Porta 10, Cais do Sodre; Speakeasy vardır.
Yemek Yerleri...
Lizbon'da yemek denilince akla ilk gelen deniz ürünleridir. İstiridyeler, ıstakozlar, balık çeşitleri içinde ağız tadınıza uygun olanı seçebilirsiniz. Üstelik fiyatları da oldukça uygundur. Klasik Portekiz yemeklerinin tadına bakmak istiyorsanız, Bairro Alto'daki herhangi bir restorana girebilirsiniz. Brada bulunan restoranlar genellikle küçük işletmelerdir. Çoğunlukla buradaki restoranlar aile tarafından işletilen, ufak ve ucuz yerler. Kentin en lüks restoranları ise eski bir rıhtım olan Kais ve Blues. Buralarda Lizbon cemiyet hayatının önde gelenlerine rastlayabilirsiniz.

Yemek sonrası ise tatlı Portekiz şaraplarının tadına bakmayı ihmal etmeyin.

DEVAMI...

17 Mayıs 2009 Pazar

CUNDA ADASI

Bati Anadolu'da, Ege Denizi kiyisinda, Balikesir iline bagli bir ilçedir.Göz alabildigine uzanan kumsallari günesi...Piril piril denizi...denizi ile bütünlesmis yesili... Olagan üstü deniz manzarali sahili, önde balikçi tekneleri, ötede küçücük adalari ile bir doga harikasidir. Eski tas sokaklar ve tas evleri Osmanli döneminde sekillenmis kent dokusu, dar ve kivrimli sokaklari, cumbali evleri ve konaklari ayvalik'i diger kentlerden ayiran ve onu farkli kilan en temel özelligidir. Geçmisin zarif edasi ve vazgeçilmez özenini tasiyan tarihi tas evleri ,gül kurusu rengi ile ayvalikta her sokakta rengarenk islemeleri ile görebilirsiniz. Cumbasi dökme demir balkon korkuluklari, pencere kafesleri, ahsap yada kesme tas isçiligi... Göz kamastiran nefis oymalar ile süslenmis balkon ayaklari üzerindeki motifler, saatlerce izlemeye doyamayacaginiz güzelliktedir.

Cunda adalar kenti Ayvalik'in tek yerlesim olan yeridir. Cunda'nin ilçe merkezine uzakligi karayolu ile 8 km. deniz yolu ile 3 mildir. Adaya dolmus motorlar ile gidebilirsiniz. Çok sayida klise ve manastir barindiran adanin etrafi çam ve zeytin agaçlari ile çevrili ünü dünyaca bilinen Taksiyarhis Klisesi, Agios Yannis ve Panaya Klisesi mutlaka görülmesi gereken tarihi yapilardir.

Kalacak yer konusunda bir çok firsat sunan Cunda adasi otelleri her bütçeye uygun yapidadir. Isterseniz eski bir rum evinde pansiyoner olarak kalabilir isterseniz adanin luks otellerinde tatilin keyfni çikarabilirsiniz.

Eger cunda da bulunuyorsaniz, her koy'un dan her ada'sindan girebilirsiniz deniz e. Lale Adasi girisindeki belediye plaji ,çataltepedeki plajlar yada pateriçadaki bir esi daha olmayan dogal plaj isteginize cevap verecek niteliktedir. Ayvalik la cunda tipik sokak ve mimari degerleri nedeniyle saatlerce günlerce gezilip fotograf çekilecek özelliktedir. Cunda ve civar koylar (Sarimsakli, Çamlik),tepeler her an bir cennet parçasinda tatil yaptiginizi animsatir sizlere. Sokaklar geçmise yolculuk yaptirir,dogasi ise cennet'e.

Bu cenneti daha yakindan tanimak isterseniz, mavi yolculugu çikabilirsiniz. Bu yolculuk saat 11 sularinda baslar, tekneler sizleri cunda nin essiz koylarinda gezintiye çikarir. Tur, Behramkale'ye kadar uzanir, aksam alti sularinda Ayvalik'ta son bulur. Hergün onlarca tekne binlerce kisi bu cennet koylarda gezintiye çikar. Öglen yemek ikramlari standartlasmistir bu gezilerde; papalina ve salata! Gözle görülen kismin güzelligi kadar cunda adasinin su altida alabildigince güzeldir. Tarihi batiklar, Osmanli döneminden kalmis küpler, denizin altinda yerini almis meraklilarini beklemektedir. Bu hazineyi kesfedebileceginiz bir çok alternatif sunar size Ayvalik Cunda adasi. Istediginiz bir dalgiç okulu ile yada kendi kiraladiginiz özel tekneniz ile gün boyu bu güzelliklerin keyfini çikarabilirsiniz. Tekne kiralayarak ,yirmidört adayi tek tek gezip görmek , dogayla, deniz ile tam anlamiyla kaynasmak istiyorsaniz, Ayvalik ve Cunda adasi en güzel yerdir.

Cunda (Alibey) adasin bir bölümü Milli Park tir. Kendi kendinize yürüyüsler düzenleyerek agaçlarin bitkilerin hazzina vararak yorgun argin döneceginiz sahildeki restaurantlar da yedikleriniz daha bir lezzetli gelecektir size. Gün dogumunda, gün batisinda, evet evet günes dogmadan ve batarken seytan sofrasina çikin ,mehtapli gecelerde de gece yarisi orada olun, düssel anlar yasarsiniz. Bu bölgede buldugunuz her tepede rastlarsiniz birkaç kisiye kimi elinde kadehi selamlamaktadir cenneti kimi ise dile getirmektedir, söyleyemediklerini, haykirmaktadir bosluga dilindeki kelimeleri. Balik avlamak isterseniz sahilden denize açilaraktan bol bol av yapabilirisiniz. Hatta sabah erken saatte avlanirsaniz görerekte avlayabilirsiniz baliklari cunda adasinda. Avlayamazsanizda üzülmeyin.. adanin merkezinde ki balikçilarda bulabilirsiniz baligin en tazesini, binbir çesidini. Bu baliklardan bazisi sadece Cundaya özgüdür, tadina doyum olmaz zeytinyagli mezeler esliginde kaldirirsiniz kadehinizi ask a mutluluga sagliga. Meshurdur adanin kedileri, gittigiginiz heryerde sizinledirler, bir balikçi teknesinin yaninda veyahut masanizin yani basinda. O kadar çok sey varki Cunda adasinda, Ayvlalik'ta yapilacak, o kadar çok yer varki ki görülecek, o kadar çok lezzet varki denenecek, mutlaka cezbedecek biri sizi mutlaka baglayacak buraya simsiki.. kopmayacak baglarla.

CUNDA ADASI HAKKINDA ÇOK GÜZEL BIR YAZI :

"Sayisiz defa gittigim hatta artik kendimi biraz da yerlisinden saydigim Ayvalik ve Cunda Adasi’na yolculuk benim için zaman tünelinde yapilan bir gezinti gibi. Eski Rum evleri, ulu çinarlar altinda ya da bir kahvede sessizce sohbet eden iyi giyimli ihtiyar delikanlilar, alisverise çikan yasli teyzeler ve zeytin kokusu hiç yasamadigim, bilmedigim zamanlari hayal etmemi sagliyor ....

Subat ayinda yagan kar bütün planlarimizi altüst etti. Yazi isleri zaten çok yogundu buna bir de kar yagisi eklenince degil Istanbul disina gitmek, evimizden burnumuzu disari çikaramadik. Neyse ki kapak çekimlerini o meshur kardan bir gün önce bitirmistik. Ama bir sorunumuz vardi: Gezi yazisini ne yapacaktik?
"Aslinda kendim ettim kendim buldum" derler ya benim bu yaziyi yazarkenki durumum da öyle. Sayisiz defa gidip geldigim, hatta kendimi neredeyse yerlisinden saydigim Ayvalik ve Cunda Adasi'ni onlarca kez görüntülemistim. Pekala yazabilirdim de. Üstelik mart ayinda oralara bahar gelmis olacagindan, gitmek isteyenlere de iyi bir hizmet olacakti! Itiraf etmeliyim ki Elif'in geçen ayki Palandöken yazisinda bahsettigi gibi insanin ilk görüste vuruldugu ve çok sevdigi bir yer için bir seyler yazmasi çok zormus!

devamı