5 Eylül 2009 Cumartesi

TURAN DURSUN.. YASAMI..OLUMU..

Turan Dursun, 1934'te Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya geldi. Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi. Henüz beş yaşındayken tüm ailesiyle birlikte Ağrı'nın Tutak ilçesinde dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek umuduyla göç etti. Babası aileyi geçindirmek üzere köylerde imamlık yapmaya başladı. Kıt kanaat geçinen babasının tek arzusu oğlunun Basra'da ve Kûfe'de bulunmayacak derecede bir din alimi olmasıydı.

Babası kendisini yatılı din okullarına, Kur'an kurslarına, ünlü hocalarının yanına eğitim için verdi. Bu hocalardan dini eğitimi alabilmek için Ağrı'dan Muş'a, Adana'ya ve oradan da Türkiye'nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gitti. Biri hariç tüm hocalarından bedava eğitim gördü. İşte bu hocadan ders alabilmek için kendisinden istenilen zamanın parasıyla 100 TL'yi ödeyebilmek için hem esans satmaya, hem de hocalık yapmaya başladı. Kendisine hocalık yapan bu kişi ise daha sonraları Ankara Elmalıdağ Müftüsü oldu. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe, Çerkezce ve Arapça öğrendi. Antropolojiyle de yakından ilgilendi.

Diyanette müftü olabilmek için İlkokulu dışarıdan bitirdi. İlk olarak köy imamlığı yaptı. İstanbul Çarşamba'da Üçbaş ve İsmailağa medreselerinde hocalık yaptı. 1958-1965 yılları arasında Tekirdağ, Gemerek, Türkili, Altındağ ve Sivas' ta Müftülük yaptı. Atatürkçü ve şeriatın katı kurallarına ters davranışları nedeniyle İslamcı çevrelerde yadırgandı. Müftülükleri sırasında bu nedenlerle sürgünleri oldu. 60'lı yıllarda aydın müftü olarak kamuoyunda yankılar getirdi. Kendi deyişiyle İslama olan inancını yitirdikten sonra 1965 yılında müftülüğü bıraktı.

Turan Dursun yazdıklarının bedelini canıyla ödeyebileceğini bilmiyor muydu? Bu soruya yanıt olarak Hasan Yalçın' a şunları söylemişti: "Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?" Turan Dursun bir aydınlanma savaşçısı olarak yanıtladı soruyu. Ve o anda ölümü yendi. Ölümün ötesine geçti. Ölüm, Turan Dursun' u daha da büyüttü. Yazdıklarının uğruna yaşamını feda etmiş olmasının büyüsüyle daha çekici hale geldi. Adı, ölümsüz aydınlanma kurbanları arasına yazıldı.

Turan Dursun' un kitapları, onun ölümünden sonra yayınlanabildi. İlk kitabı, ölümünden iki ay sonra yayınlanan Din Bu 1 adlı kitabı idi.

Turan Dursun, 4 Eylül 1990 tarihinde İstanbul'da evinden çıkıp işe giderken uğradığı bir silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Dört yıl sonra, İslami Hareket Örgütü'ne yönelik operasyonda cinayetin çözüldüğü açıklandı. Örgüt üyesi Arif kod adlı Tamer Aslan, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde verdiği ifadede Turan Dursun'un öldürülmesine nasıl karar verdiklerini şöyle anlattı:

DEVAMI...

4 Eylül 2009 Cuma

EVLENIYORSUNUZ.. PEKI HERSEY HAZIR MI?


Geleceğe ait önemli bir karar verdiniz... Evlilik... Peki herşey hazır mı? Planlarınız yaptınız mı düğüne dair... Size yardımcı olabileceğini düşündüğümüz ayrıntılar burada...

Evlilik hazırlıklarına başladınız. Bunun için planlama ve bütçeyi de dikkate almalı ve organizasyonu bu doğrultuda yapmalısınız. Düğün töreni tatlı telaş, ama nasıl düzenlendiği ve planlandığı çok önemli. Olası aksaklıkları önlemek, düğününüzü tatlı bir anı olarak saklayabilmek ve yeni yaşamınıza iyi bir başlangıç yapabilmek için bazı noktalara dikkat etmenizde yarar var. Başarılı ve güzel bir düğün davetinde uyum ve bütünlük önemlidir. Doğru menü, lezzetli yemek, nikah töreni, ses-ışık-müzik, dekor, zamanlama, pastanın çıkışı, programın akışı, hepsi bir bütündür. Evet, büyük gün kararlaştırıldı ve geri sayım başladı. Şimdi hiç telaşa kapılmadan ajandanızı elinize alın ve hazırlıklarınıza başlayın. Düğün hazırlıklarına, mümkün olduğunca erken bir dönemde başlamalıdır ki, beklenmedik aksilikler yaşanmasın. Bunun içinde ajandanızı hemen elinize alıp bir takvim düzenlemelisiniz. 6 ay kadar bir süre önce organizasyona başlamak yerinde olacaktır. Öncelikle bunun için bir bütçe ayıracağınızı sakın unutmayın. Ayırdığınız bütçeye ekstra harcamalar gireceğini de unutmadan oranlayın. İkinci aşamada düğününüzü nasıl yapmak istediğinize karar verin. Bir kır düğünü mü, yoksa sade bir nikah mı olacak? Yemekli mi yemeksiz mi kokteyl türü mü olacak. Bütçeyi buna göre tekrar gözden geçirin ve kararınızı verin.. Üçüncü aşamada, belediye işlemleri devreye girecektir.Nikah belgelerinizi hazırlamaya aylar öncesinden başlayın. Tarihinizi belirleyin.

Düğün zamanı yaklaştı mı? Evet kolları sıvayın ve düğün yapılacak mekan seçimi, geliklik ve smokin seçimi için araştırmalara başlayın. Düğünün olmasına birkaç hafta kala son çalışmalarınızı da yapın. Bunlar nedir? Balayı yeriniz, balayı tarihiniz, nikah şekerleriniz, nikah şahitleriniz,fotoğrafçı seçiminiz. Evet bütün bunlar tamamlandı ve düğün gümnü geldi çattı mı? Düğünden bir ün önce hamama gidin, bir güzellik salonunda kişisel bakımınızı yaptırın.

Yarın büyük bir gün. Yaşamınızda açılacak olan yeni bir sayfa için erken yatın ve güne hazır olarak kalkın. Evet... Geleceğinizin temellerinin oluşacağı gün geldi. Derin bir nefes alın. Bırakın etraftaki tatlı koşuşturmaları...Kuaförünüze gidin. Oradan fotoğrafçınıza ve son olarak tabi, düğününüzün yapılacağı yere.

YAŞAM İKSİRİ... CEVİZ


Ceviz.. Yaşam iksiri de denilebilecek cevizin yararları saymakla bitmiyor. Yaşılık engellemesinden tutunda cinzel gücü arttırmasına kadar pek çok faydası olan ceviz, kolay bulunması bakımından da oldukça doğal bir ilaç....


Cevizin Yararları...


* İçinde bulunan omega 3 ve omega 6 sayesinde yaşlanmayı geciktiriyor. Kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenleyip, yaraların iyileşmesinde rol oynuyor. Ayrıca prostat kanserşinden koruyor. Yapılan arşatırmalar haftada 2-3 avuç ceviz yiyenlerin yemeyenlere göre kalp krizi geçirme riski düşük.
* Saç dökülmesini engelleyip, saçlara canlılık ve parlaklık kazandırıyor. Bunun için yapmanız gereken; 20-25 adet kuru ceviz kabuğunu bir litre suda kaynatıp, dinlendirdikten sonra saçlarınızı haftada 2 kez bu su ile durulamanız. Ayrıca, taze ceviz kabuğunu bir cezve suyla macun haline gelene kadar kaynatıp bunu saçınıza maske olarak uyugulamanız.
* Yeşil halde taze cevizin kabukları kaynatılıp içildiği takdirde cinsel gücü arttırıyor.
* Ağız kokularından muzdaripseniz, cevizle bunu önleyebilirisiniz. Yaprağını su da kaynatın ve bir kaşık zeytinyağı ilave edin. Geceleri bununla gargara yaptığınızda bir süre sonra ağız kokusundan kurtulduğunuzu göreceksiniz.

DEVAMI

NERDEN CIKTI BU UMRE: ERTUGRUL ÖZKÖKÜN UMRE KESFI


NERDEN ÇIKTI BU UMRE: ERTUGRUL OZKÖK’ÜN UMRE KEŞFİ .. Ertuğrul Özkök’ün Umre Ziyareti günümüzün en popüler konularından bir haline gelmiş durumda. Herkes bir şeyler söyleyip bir şeyler karalıyor bu konuda. Gerçekten de gündeme oturmak diye buna derler tam anlamıyla. Dalga dalga öyle bir patlatıyorlar ki olayı, gündemde ne Ermenistan, ne Demokratik Açılım ne de milli maç filan kaldı.. Herkes bir baktı ki Ertuğrul Özkök’ün Umre Ziyareti konuşuluyor.

Her şeyden önce bunun için yürekten tebrikler.

Diğer yönden baktığımızda, yani “bu topluma ve ülkemize nasıl bir katkı sağlayacaktır” diye sorduğumuzda ise Özkök ve Hakan televizyon televizyon gezip (esasında davet edilip demek daha doğru olabilir belki de) neden bu ziyareti yaptıklarını ve bunla nasıl bir etki yaratmak veya katkıda bulunmak istediklerini anlatıyorlar. Bu yazı bu açıklamaların bizim penceremizden nasıl algılandığı ve yorumlandığı ile ilgilidir.

TURKIYEINTERNETTE.COM

NEREDEN ÇIKTI BU UMRE..

Özkök’e göre bayağı büyük bir sansasyon yaratan bu ziyaretin amacı tamamen “farklı bir şey yapmak noktasından hareketle Umre’de Ertuğrul Özkök olarak gördüğü şeyleri ve izlenimlerini tarafsız bir şekilde anlatmak”

Ahmet Hakan’ise hatta Özkök’den daha da büyük bir heyecanla bu ifadeyi destekliyor. Onun da gözlerinde gerek patronunu faydalı (ve de belki hayırlı) bir işe yönlendirmiş olmanın, gerekse gerçekten de hoş, ılımlı ve “ötekileri” birbirine yaklaştırmaya katkıda bulunabilecek bir gazetecilik olayına imza atmış olmanın mutluluğu okunuyor.

devamı...

3 Eylül 2009 Perşembe

SONBAHAR SEZONUNDA NE GIYECEKSINIZ?


Sonbahar sezonunun başlaması ile koskoca bir yazı geride bırakıyoruz. Bu mevsimde kadınların büyük sıkıntılarından biri de ne giyeceklerini şaşırmalarıdır. Öyle bir mevsim ki, ne kollu, ne kolsuz giyeceğinizi bilemezsiniz.

Bu mevsin en uygun kıyafet seçeneğiniz mevsimlik pantolonlar ve kısa ceketler olacaktır. Üzerine giyeceğini bir gömlek ya da omuzlarınıza atacağınız bir şalla hem şıklığınızı tamamlarsınız, hem de ne giyeceğim derdinden kurtulursunuz. Yanınızdan eksik etmeyeceğiniz kot ya da kadife ceket ile kıyafetiniz kombine olacak.

Tercihini koton kumaşlardan yana kullanırsanız sağlıklı olacağı gibi, üşümenizi ya da terlemenizi engelleyecektir. Ayrıca bu sezon kapr pantolonlarda yine gözde… Bedene oturan likralı pantolonlar kullanım açısından da kolay ve şık.

DEVAMI...